15 yıl ve 3600 günle işten ayrılanların kıdem tazminatına hak kazanmasında işten ayrıldıkları tarihteki iradelerinin önemi
1999 yılında emeklilik yaşı yükseltilince, 1475 sayılı (eski) İş Kanununun kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesine bir bent eklendi. Eklenen bu bent ile emeklilik için gereken yaş dışındaki, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını sağlayarak kendi isteğiyle işten ayrılanların kıdem tazminatına hak kazanacaklarına ilişkin düzenleme yapıldı. Düzenlemenin amacı, pirim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir şart olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamak. Şüphesiz işçinin bu ayrılmasından sonra yeniden çalışması gündeme gelebilir ve Anayasal temeli olan çalışma hakkının ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu itibarla işçinin ilk ayrıldığı anda iradesinin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı takdirde bu düzenleme uyarınca kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz. Olayımızda işçi sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak işten ayrılmış, işveren de kıdem tazminatını ödememiş. Bu durumda işçinin İş mahkemesinde açacağı davada işten ayrıldığı tarihteki iradesi önem kazanıyor. İşçi işten ayrıldığı tarihten sonra hemen çalışmaya başlamış ise yani bir işe girmek üzere işten ayrıldığı kabul edilebilir ve kıdem tazminatı talebi reddedilebilir.
