Tamer Müftüoğlu
İşletme Yönetimi Uzmanı
Soru Arşivi SORSOR

Şirketimizi İşletme İdaresi Okuyan Çocuklarımıza mı Profesyonel Yöneticilere mi Emanet Edersek İyi Olur?

Görüntülenme Sayısı : 4.259
24.09.2009

Evet, yine çok önemli konulardan birisi olarak hep gündeme gelen çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz? Olayın sahibi olarak, olayı bizden sonra kurucu girişimci yürütecek çocuklarımıza nasıl bir eğitim verdirmeliyiz? Onları nasıl geleceğin başarılı girişimcisi olarak işletmemizin başında tutabilmeliyiz? Yine çok önemli sorunlardan bir tanesi de bu. Yine bu tabi doğrudan doğruya yine aile işletmeciliğiyle yakından ilgili olan bir konu. Bu konuda uluslararası bir toplantıda bir Amerikalı akademisyen güzel bir örnek vermişti. Konuşmasına başlarken çantasından bir şapka çıkardı, şapkanın üzerinde patron yazıyordu. Şimdi dedi ben patron olarak personel müdürüme telefon ediyorum; elini kulağına götürdü sanki telefon edermiş gibi, iki yıldan beri pazarlama müdürü olarak istihdam ettiğimiz Ahmet bey hiçbir şey yapamadı. Artık bu Ahmet beyi burada tutmamızın hiçbir anlamı yok, sen personel müdürü olarak gereken işlemleri yap ve hemen onun işine son verelim ve bir an önce de iyi bir pazarlama müdürü arayalım. Elini çekti, yani telefonu kapattı, şapkasını çantaya koydu ve çantadan başka bir şapka çıkardı. Bu defada şapkanın üzerinde baba yazıyordu. Şimdi dedi akşam yemeğindeyiz, yemek yiyiyoruz karımla ve çocuklarımla birlikte ve şimdi de oğluma dönüyorum. Ahmet bugün duyduğuma göre senin işine son vermişler, hiç merak etme arkanda dağ gibi baban var. Bu tabi birçok iş adamı için, girişimci için ortaya çıkabilecek bir sorun. Bir tarafta oğlunuz, bir tarafta işletmeniz, bir tarafta oğlunuzun, kızınızın, çocuklarınızın mutlu olması, diğer taraftan işletmenizin başarılı olması. İşte bu aileyle işletme arasındaki farkı ortaya koyuyor. Tabi burada en güzel olay oğlu Ahmet’in aynı zamanda pazarlama müdürü olarak da çok başarılı olması. Oğluyla işletmesiyle iftihar ettiği gibi, girişimci babanın iftihar edebilmesi. Bu açıdan hakikaten çocuklarımızın yetiştirilmesine çok önem vermemiz gerekiyor. Hatta bu konuda sadece baba değil muhakkak ki anne de çok önemli bir fonksiyon icra edecek. Anne de çocuğun biri girişimci olarak yetişmesi konusunda gayret sarfedecek. Mesela biraz önceki örneğimizde: baba, oğlum Ahmet arkanda dağ gibi baban var, hiç merak etme derken belli ki orada anne babaya epey kızarak sitemde bulunacaktı. Sen ne biçim babasın, insan oğlunu işten çıkarır mı diye. Ama başarısız bir kişide işletmenin en büyük handikapı oluyor tabi uzun dönemde; bu açıdan çok önemli bir konu. Çocuklarımıza karar verme yetkisi, hata yapma imkânı verme, hatalarından öğrenebilme imkânı vermemiz çok büyük bir önem taşıyor. Çocukların çok iyi eğitim alması, birkaç lisan bilmesi çok önemli ama bunu profesyonel yöneticilerle de yapabiliriz, çok iyi eğitimden geçmiş kişileri istihdam edebiliriz işletmemizde. Fakat çocuğumuza girişimcilik ruhunu da vermemiz çok önemli ve kendimize de benzetmek için çok fazla uğraşmamalıyız. İşletmemizin başında çocuğumuzu değil de geleceğin başarılı bir iş adamını görmeye çalışmalıyız. Bu konuda bundan yıllarca önce Ankara Sanayi Odası’nda yaptığımız bir toplantıda çok dikkat çekici bir uyarıda bulunmuştu bir iş adamımız. Hoca dedi bu konuda bizim hanımların da büyük bir suçu oluyor. Herkes toplantıda kendisine döndü, merakla bekledi ne söyleyecek diye. Biz dedi başarılı oldukça daha çok çalışmak zorunda kalıyoruz, akşamları daha geç eve geliyoruz, bir süre sonra haftasonları da çalışmak zorunda kalıyoruz. Zaten tatil diye bir şey düşünmüyoruz ve babanın bu kadar sıkı çalıştığını gören anne de çocuğunun kulağına hep fısıldıyor: aman baban gibi olma, aman baban gibi olma ve çocukta bizim meslekten uzaklaşıyor, daha başka mesleklere hatta çok süre bir devlet memurluğuna veya bir bürokratlığa veya bir profesyonel yöneticiliğe meyilli olmaya başlıyor. Yani önce çocuğa işi sevdirmek çok önemli. Mesela akşam sofrada oturulduğu zaman girişimci babanın hiçbir zaman işinden şikayet etmemesi hatta o daha küçük yaşlardayken çocukları, 7-8 yaşındayken işinden şikayet etmemesi tam tersine işinden ne kadar mutlu olduğunu çocuklarına hissettirmesi çok büyük bir önem arzediyor. Çocukların daha o yaşlarda babalarının mesleğini yani girişimciliği benimsemeleri o mesleği sevmeleri, onların girişimcilik ruhunu daha da geliştirecek ve işletmelerine karşı daha bir sevgiyle daha bir tutkuyla bakmalarını, daha bir içten işletmelerine bağlanmalarını sağlayacaktır. Bu konuda tabi çocuğun girişimcilik ruhunu, girişimciliğe olan hevesini büyük ölçüde artıracaktır. Diğer taraftan çok önemli bir konuda tabi çocuğun her istediğini vermeme ki bizim türk ailelerinde bu çok yaygın bir davranış şekli; çocuğu hep koruma. Ama çocuğun doğasında da tabi her canlının doğasında olduğu gibi bir tembelliğe karşı yönelik var. Tam tersine çocuğa para kazanma, bir ekonomik değer yaratma konusunda onu teşvik etme ve çocuğun bir ekonomik değer yaratmadan mutlu olmasının, onunla gurur duymasını sağlamanın yolları yine çok büyük bir önem arzediyor. Örneğin çocuk şöyle kendi emeğiyle kazandığı ilk parayı şöyle bir şölenle ailede kutlamak, çocuğa bu konuda bir özgüven aşılamak, çocuğun ileride başarılı bir girişimci olması açısından muhakkak ki çok büyük bir önem arzetmektedir.

KOBİ dünyasındaki yenilikler ve gelişmelerle ilgili düzenli olarak bilgi almak ister misiniz?

×